The Theory of Everything – Film İncelemesi

Herkese yeniden merhaba! Bugün sizlerle beraber Stephen Hawking‘in hayatını konu edinen “The Theory of Everything” isimli filmi inceleyeceğiz. Film 2014 yılında çıkmış olup dram-biyografi türündedir. Hawking’in eski eşi olan Jane Hawking’in “Sonsuzluğa Yolculuk: Stephenle Hayatım” kitabından esinlenerek çekilmiş ve Hawking’in zorluklarla ama bir o kadar da başarılarla dolu olan hayatını dramatize bir yolla anlatmaktadır. Filmin ismi, Stephen Hawking’in bulmak için hayatını adadığı, evrendeki tüm fizik fenomenlerini tek bir kuram altında birleştiren “her şeyin teorisi” veya “her şeyin kuramı” isimli farazi bir kuramdan gelmektedir. Ancak filmin içerisinde bu konudan ne kadar bahsedildiği meçhul.

Bilmeyenleriniz varsa Stephen Hawking döneminin en büyük fizikçilerinden olup 21. yüzyılın Einstein’ı olarak da kabul edilir. 8 Ocak 1942 Oxford, İngiltere doğumlu olan Hawking, 21 yaşında amyotrofik lateral skleroz (ALS) hastalığı ile tanışmıştır. Motor nöronların zamanla yüzde seksenini öldürerek sinir sistemini felç eden; ancak beynin zihinsel faaliyetlerine dokunmayan ve o dönemde herhangi bir tedavisi olmayan bu hastalık, Hawking’e doktorlar tarafından iki yıl ömür biçilmesine neden olmuştur. Ancak Hawking bir mucize gerçekleştirerek 76 yaşına kadar hayata tutunmuş ve 14 Mart 2018 tarihinde hayata gözlerini yummuştur. Hastalığı yüzünden tekerlekli sandalyeye mahkum olan Hawking, bu olayın kendisine engel olmasına izin vermemiş ve hayatının son günlerine kadar çalışmalarına devam etmiştir. Konuşamamasına, yürüyememesine ve hatta destek almadan boynunu dik tutamamasına rağmen, ufak parmak hareketleri ile çalışan bir bilgisayar yardımı ile teorik fizik alanında yeni bir çağ açmış, milyonlarca satarak best-seller kitaplar arasına giren “Zamanın Kısa Tarihi” kitabını ve daha nice kitaplar yazmıştır.

Filmimize geçecek olursak; ilk eşinin yazdığı kitaptan ilham alınarak çekilen film, doğal olarak, çoğunlukla Hawking’in Jane ile yaşadıklarını romantize ve aynı zamanda dramatize bir yolla anlatıyor. Filmin başlarında Stephen henüz Cambridge’te doktora öğrencisi iken ilk eşi olan Jane ile bir partide tanışıyor. İlgi alanları çok farklı olmasına rağmen beraber uzun uzun sohbet ediyorlar ve birbirlerinden hoşlanıyorlar. Çok güzel giden ilişkileri Stephen’ın hastalığı nedeni ile darbe alıyor ancak Jane aşık olduğu adamdan vazgeçmiyor ve hastalığı beraber atlatacaklarını belirtiyor. Gerçekten dediğini de yapıyor. Uzun yıllar boyunca hem hareket etme kabiliyetini kaybeden Stephen’a hem de çocuklarına bakmak için tam anlamıyla kendi hayatından vazgeçen Jane, Stephen’ın her zaman yanında oluyor ve asla ondan ümidini kesmiyor. Belki de bu yüzdendir ki Stephen Hawking de hayata sıkı sıkıya tutunuyor ve geriye kalan tek kabiliyeti olan beynini kullanarak kendini çalışmalarına adıyor. Sonuç bildiğiniz gibi.

Genel olarak beğendiğim ve beni duygulandıran bir filmdi. Gerek Hawking’in yaşadığı zorluklar gerek Jane ile olan aşkları gerek fizik alanında başardıkları olsun beni derinden etkiledi. Filmin ne kadar objektif olduğu ve içerisindeki bilgilerin doğruluğu tartışmaya açık tabii ki. Küçük bir eleştiri yapmak gerekirse, genel bir kitleye hitap edildiğinden olsa gerek, filmde Stephen Hawking’in fizikle ilgili çalışmalarına ve başarılarına yeterince yer verilmediğini düşünüyorum. Hayatı fizikle dolu olan bir insanın fizikle ilgili yaptıklarından kısa ve geçiştirici sahnelerle bahsedilmiş. Genellikle Hawking’in ailesi ile olan ilişkisinden ve hastalığının getirdiği zorluklardan bahsedilmiş. Ancak dediğim gibi hem film ilk eşi Jane’in yazdığı kitaptan uyarlama olduğu için hem de genel bir kitleye hitap eden drama türünde bir eser verildiğinden böyle bir yol izlenmiş.

Filmde Stephen Hawking’i canlandıran Eddie Redmayne gerçekten rolünün hakkını fazlasıyla vermiş bence. Hawking’in içinde bulunduğu durumu, ruh hâlini ve en önemlisi de ALS hastalığının etkilerini rolüne düzgün bir şekilde yansıtmış ve izleyenlerin ALS hastalarının, ve spesifik olarak Hawking’in, çektiği acıları iliklerine kadar hissetmesine neden olmuştur. Hatta Stephen Hawking bile filmi ilk izlediğinde ekrandakinin kendisi olduğunu sandığını itiraf etmiştir. Rolüne adapte olabilmek için Hawking ile tanışan Redmayne, rolünün çok zor olduğunu ve rolü üzerine çok çalıştığını da belirtiyor. Zor bir rol olmasına rağmen rolünün gerekliliklerini güzel bir biçimde yerine getirmiş ve En İyi Erkek Oyuncu Oscar Ödülü’nü kazanmıştır.

Filmde beni en çok etkileyen sahnelerden biri olan Hawking’in “doktor” ünvanını almasından bahsetmek istiyorum. Benim de fizik okumamdan kaynaklı olacak ki bu sahne beni derinden etkiledi ve gözlerimin dolmasına neden oldu. Çünkü böyle bir olay hayatınızda bir kere yaşayabileceğiniz çok gurur verici ve özel bir andır. Daha bir süre önce iki yıl ömrü kaldığını öğrenip hayattan umudunu kesen ve tüm hayalleri suya düşen Hawking, eşinin desteği ile önce yeniden hayata tutunur, sonra ise doktora çalışmasını başarı ile tamamlayarak doktor ünvanını alır. Arkadaşları ile masada yemek yerken eşinin kadeh kaldırarak “Doktor Stephen Hawking!” dediği sahnede, oyuncu da o hissi tam olarak hissetmiş olacak ki, Hawking’in gözlerindeki o umut, mutluluk ve gururu kendiminmiş gibi hissettim ve ister istemez gözlerim doldu. Buradan bir kez daha rolünün hakkını fazlasıyla veren Eddie Redmayne’e teşekkür etmek istiyorum.

Bugün sizlerle benim için ayrı bir yeri olan “The Theory of Everything” filmini konuştuk. Stephen Hawking benim için çok özel ve kendime örnek aldığım insanlardan biri olduğu için bu filmi uzun süredir izlemek istiyordum. Uzun süre bekletmemin sebebi sakin kafa ile filme kendimi vererek izlemek istememdi. En sonunda izlediğimde ise istediğim o zevke ve duyguya ulaştığımı düşünüyorum. Stephen Hawking’i takip edip kitaplarını okuyan arkadaşların kesinlikle izlemeleri gereken bir film. Çok ilgili değilim diyorsanız bile güzel bir dram-romantizm filmi olarak da keyif vereceğini düşünüyorum. Filmi Netflix üzerinden rahatlıkla izleyebilirsiniz. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere

The Theory of Everything – Film İncelemesi” için 2 yorum

  1. Stephen Hawking benimde gerçekten saygı duyduğum ve zamanının çok ötesinde bir bilimci olarak gördüğüm bir insan. Onun özel hayatına biraz daha ışık tutan bu film gerçekten ilgi çekici duruyor. İzlenecek filmler listeme bunu da ekledim. Yine harika bir yazı olmuş Malicim tebrikler.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com' da kurun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: